27 Mayıs 2010 Perşembe

Stoch Transferi ve Galatasaray'ın İhtiyaçları

Stoch transferiyle, transfer sezonunda gaza basılmaya başlandı. Fenerbahçe bireysel anlamda çok iyi bir transfer yaptı.7 milyon, 9 milyon farketmez çok.4 kere izledim sadece ama bazı oyuncular kendini belli eder ya öyle bir adam işte.Genç, milli takımda forma bulan ve Hollanda Ligi'nde kendini kanıtlamış bir adam. Tek sorun ligin sertliğine, basına, ortama alışıp alışamayacağı ve Fenerbahçe oyun şablonuna uyup uymayacağı. 4-4-1-1 veya 4-2-3-1 sisteminde açıkların defansif katkı yapma zorunluluğu 4-3-3'e göre daha fazla.Bu sorun aşılamayacak bir sorun değil, tamamen öğrenme ve öğretme yeteneğiyle alakalı. İzleyip göreceğiz sistemle ve özellikle Santos ile olan uyumunu. Hayırlı olsun diyemeyeceğim, İnşallah ellerinde patlar.

Etik mevzusuna gelirsek, ortada etik olmayan bir şey yok bana göre. Sırf fiyat arttırmak için işin içine girse bir kulüp etik olmaz. Yoksa, bir oyuncu ile birden çok kulüp ilgilenebilir, bir yarış içerisine girersin, alırsın alamazsın orada kapanır olay. Bunu basının gazıyla büyük bir yenilgiye dönüştürmenin gereği yok. Ben Elano-Arda-Keita-Baros dörtlüsünün bozulmaması gerektiğini düşündüğüm için, rotasyona girebilcek başka bir açık ki Kewell olur Gio olur bulunacağını düşünüyorum. Açık kıtlığı yok dünya üzerinde. Hatta gidip yetenekli, genç ve tabii ki karakterli bir Güney Amerikalı bile getirsinler olur benim için.

kıtlık olan yer ve benim sağlam transferler yapılmamsını kabullenemiyeceğim yer, en iyi böyle anlatılacağı için FM tabiriyle söylüyorum, çok iyi bir DM ve çok iyi bir CM ve yine rotasyon için CM'dir. Bunlar alınmadığı sürece ne alırsanız alın bu kadroyla dikiş tutturamazsınız. Stoper söylemedim çünkü Servet, Emre Güngör ve Gökhan Zsn için belirsizlik sürüyor. Servet ve Emre Güngör giderse ki öyle duruoy bu durumda ikinci stoper için elde Gökhan Zan ve Ali Turan kalıyor ki tek kelime ile olmaz. En iyi Türkleri yolladığımıza göre Bir de yabancı stoper yazalım tahtaya. O zaman Neill, DC transferi, DM transferi, CM transferi, Elano, Keita ve Baros ile yabancı hakkımız doluyor. g
Yani, gözüken durum aşağı yukarı şu,

Hali hazırda olanlar,
GK: Aykut, Ufuk, Leo Franco
DR: Sabri - Uğur
DL: Hakan - Çağlar
DC: Neill - Ali Turan
DC: Transfer - Gökhan Zan
DMC: transfer - Mustafa Sarp - Musa Çağıran
CM: Elano - Barış
CM: Transfer - Emre Çolak - Ayhan
AMR: Keita - Serdar Özkan
AML: Arda - Kewell veya Gio
ST: Baros - Mehmet Batdal

Ekleme ya da çıkarmalar tamamen şu an bilmediğimiz transfer bütçesine bağlı.Servet, Topal, Emre Güngör'den kazanılacak tahmini 10 milyon euro ve yönetimin ayırdığı bütçe ile Orta saha için ideal oyuncular bulunabilr mi? Gio maliyeti düşürülüp alınabilecek mi,yoksa boştaki Kewell ile bir sene daha devam mı gibi sorular kafa kurcalıyor.

Veeee evet Dünya Kupası başlıyor. Favorim İngiltere, Plase İspnaya, Sürpriz kamerun :)

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Karışık

Mutlu olmak için nelere sahip olmanız gerekir? Çok değişken var ama olmazsa olmazları sayayım. Para, zaman, sağlık, sevgi ve bunların getirdiği özgürlük hissi. Birinin eksikliği bile mutlu hissetmemizi engeller. Tamamlayıcı unsurlar yani. İnsanın en mutlu yıllarının genelde üniversite hayatını kapsaması da bundan.Benim de öyleydi. Çok olmasa da yetecek kadar para aileden geliyor, yetmezse kredi kartı var zaten(kapı kapı dolaşıyorlardı bankacılar 3-4 sene önce). Zaman istemediğin kadar vardı, şöyle ki mal gibi günde 6-7 saat PES ya da FM oynayıp hala gezmeye tozmaya boş zamanım oluyordu. Sağlık desen, çok şükür dirençli bir bünyem var, pek hastalık uğramadı. Sevgi, aşk olmasa da aile, akraba, arkadaş derken sevenlerim vardı ya da öyle olduğunu sanıyordum ve tabii ki gelecek kaygısı denilen şey yoktu. Özgürdüm yani. Boşvermişik havasında olmasa da takılıyordum kendimce.
Şimdi ise bunların hiçbiri yok. Çok düşünmeden bir yol seçtim, ilk ve tek başvurumda, olursa olur tadında bir başvuruydu, kabul aldığım yerde master yapıyorum ya da yapmaya çalışıyorum, okulumu uzattım, çalışmam gerek seneleden 2 sene çaldım, bir öğrenim kredisi daha alıyorum borç yiğidin kamçısı zaten, seneye ilk dönem yine sürünme ihtimalim var sınıflarda, zaman hiç yok, zaman olsa para yok, zaman olsa para da olsa heves yok, bu böyle gider işte. Aşk, lafını bile açmıyorum :) Havalar kötüyken, bu duygularım açığa çıkmıyor da, havalar şimdiki gibi şahaneyken depresif bir hale bürünüyorum. Neyse sağlığım yine iyi çok şükür. O da yeter zaten !!!
Neyse enseyi daha fazla karartmayalım, bu güzel havaların beni mahvetmesine izin vermeden, çalışmam gereken konulara geri döneyim. Askerdekiler gibi şafak saymaya başlıyorum artık. Şafak 44.