Öncelikle Tobol için bu takım bizim 2. ligde oynayamazi, bunlar topçu mu türünden yorumlarla maçın içine belirli bir süre sıçıldı etrafımdakiler tarafından. Öncelikle bu takım bizim über süper ligdeki takımların yarısından daha iyi pas yapıyor ve gayet de sert top oynuyorlar. İleri üçta biraz zayıf kaldıkları için pozisyon bulamıyorlar.
Arda ve Baros katkılı takım daha güvenli ve becerikli oynadı. Arda'ya tü tü tü Maşallah diyorum. Serdar' a geçmiş olsun iyi bir maç çıkarıyordu bir futboılcu azmanının dirseğiyle oyun dışı kaldı. Bu özgüvenini ve çalışmasını devam ettirirse Sami Yen'de hoparlörden ve tribünlerden ismini duyurması yakındır.
Mustafa Sarp hakkındaki düşüncelerim değişmedi. 18 de bile yer bulmakta zorlanacağını düşünüyorum. Mehmet Topal'ın gelişiyle ortasaha çoooook daha iyi olacaktır. Linderoth'u görmek de güzeldi. Yaşlanmamış fazla :)
Stoper ikilisi Gökhan - Servet olursa hızlı olan her forvet etkili olur bizim takıma karşı. Hakan Balta'nın çok ham olması da bu uyumsuzluğu belirginleştirdi.
2 hafta daha lazım. Her zaman ki gibi sabır :)
Uefa Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uefa Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Temmuz 2009 Cuma
1 Temmuz 2009 Çarşamba
17 Mayıs 2000
İşte Türk futbol tarihinin en önemli günü. Devrimin gerçekleştirildiği gün. UEFA kupası süreci tüm Galatasaraylılar için unutulmayacak anlarla dolu. Herkes kendince anlatır. Benim değinmek istediğim nokta Uefa Kupası'nın kazanılmasının neleri değiştirdiği.Yaşadığım iki ayrı olayla bunu anlatmaya çalışayım.
Ortaokul yılları, Galatasaray'ımın atak ve keyifli bir futbol ile 4 sene üst üste lig şampiyonluğunu ve o zaman çoğu kimsenin (biz dahil) hayal bile edemediği UEFA ve Süper Kupa şampiyonlukları ile geçti. O seneler Kütahya Öğretmenevi benim maç izleme mekanım. Benim gibi devamlı oraya gelen öğretmen amcalar falan var, ufak çapta bir Galatasaray grubu oluşturmuşuz.
Efsanevi Milan maçı sonrası (3-2 lik maç) muhtemelen bir lig maçında "Uefa'da ne yaparız" muhabbeti açıldı. Ben ufak olduğum için pek muhabbete karışmıyorum, uslu uslu dinliyorum.
Muhabbetn en can alıcı yeri de şöyle:
Amca 1 : Kopenhag'a uçak biletinizi alın
Diğerleri : ????
Amca 2 : Anlamadım ne Kopenhag'ı lan.Ne işimiz var?
Amca 1 : Uefa finali orada, şimdiden bilet alın diyorum.
Bu son cümleden sonra bir kahkaha patlaması yaşandı. Ben diğerlerinin gülmesine sinirlendim ama içimden de hassi...ri çektim "hayalperest" amcaya. Ne finali lan kafan mı iyi derdim şu an olsa ya da yok artık Lebron James. Neyse, sonrası malum sırayla Bologna, Dortmund, Mallorca, Leeds, Arsenal ve namağlup Şampiyon Galatasaray.
Şimdi bu olaydan yaklaşık 1 sene sonrası. 2000-2001 sezonu Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final 1. Maçı. Yer Ali Sami Yen. Galatasaray-Real Madrid maçı. Benim yerim yatılı okuduğum lisenin öğrenci yurdu. Radyodan maçı dinliyoruz. İlk yarı 2-0 yeniğiz. Fenerli arkadaş tabii ki dalgasını geçmeye başlamış. Bir yerden sonra o kadar bunaldım ki en sonunda gazı almamın da etkisiyle" alacaz lan bu maçı, 3-2 ya da 4-2 bizim bu maç, nah buraya da yazıyorum" dedim ve çıktım kendi odama geçtim. (çoğu Galatasaraylı'da o inanç vardı o akşam). 2. yarı başladı Ümit, Hasan ve jardel ile 3 ledik, 4.yü de attık ta şerro hakem saymadı. Maç bitti soluğu arkadaşın odada aldım biraz da ben dalgamı geçtim. Yüzümde geniş bir gülümseme ile yatağımın yolunu tuttum.
İşte 1 sene önce Uefa finali iddia eden adama hassi...r çeken çocuk ile 1 sene sonra takımının Real madrid'e karşı 2-0 dan maçı çevireceğini söyleyen çocuk arasındaki farkı yaratan unsur bu tarihi zafer olduğu için 2000 UEFA Kupası bir devrimdir ve başka Avrupa kupaları kazanılsa bile (biraz zor ama) yeri hep özel olacaktır.
Ortaokul yılları, Galatasaray'ımın atak ve keyifli bir futbol ile 4 sene üst üste lig şampiyonluğunu ve o zaman çoğu kimsenin (biz dahil) hayal bile edemediği UEFA ve Süper Kupa şampiyonlukları ile geçti. O seneler Kütahya Öğretmenevi benim maç izleme mekanım. Benim gibi devamlı oraya gelen öğretmen amcalar falan var, ufak çapta bir Galatasaray grubu oluşturmuşuz.
Efsanevi Milan maçı sonrası (3-2 lik maç) muhtemelen bir lig maçında "Uefa'da ne yaparız" muhabbeti açıldı. Ben ufak olduğum için pek muhabbete karışmıyorum, uslu uslu dinliyorum.
Muhabbetn en can alıcı yeri de şöyle:
Amca 1 : Kopenhag'a uçak biletinizi alın
Diğerleri : ????
Amca 2 : Anlamadım ne Kopenhag'ı lan.Ne işimiz var?
Amca 1 : Uefa finali orada, şimdiden bilet alın diyorum.
Bu son cümleden sonra bir kahkaha patlaması yaşandı. Ben diğerlerinin gülmesine sinirlendim ama içimden de hassi...ri çektim "hayalperest" amcaya. Ne finali lan kafan mı iyi derdim şu an olsa ya da yok artık Lebron James. Neyse, sonrası malum sırayla Bologna, Dortmund, Mallorca, Leeds, Arsenal ve namağlup Şampiyon Galatasaray.
Şimdi bu olaydan yaklaşık 1 sene sonrası. 2000-2001 sezonu Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final 1. Maçı. Yer Ali Sami Yen. Galatasaray-Real Madrid maçı. Benim yerim yatılı okuduğum lisenin öğrenci yurdu. Radyodan maçı dinliyoruz. İlk yarı 2-0 yeniğiz. Fenerli arkadaş tabii ki dalgasını geçmeye başlamış. Bir yerden sonra o kadar bunaldım ki en sonunda gazı almamın da etkisiyle" alacaz lan bu maçı, 3-2 ya da 4-2 bizim bu maç, nah buraya da yazıyorum" dedim ve çıktım kendi odama geçtim. (çoğu Galatasaraylı'da o inanç vardı o akşam). 2. yarı başladı Ümit, Hasan ve jardel ile 3 ledik, 4.yü de attık ta şerro hakem saymadı. Maç bitti soluğu arkadaşın odada aldım biraz da ben dalgamı geçtim. Yüzümde geniş bir gülümseme ile yatağımın yolunu tuttum.
İşte 1 sene önce Uefa finali iddia eden adama hassi...r çeken çocuk ile 1 sene sonra takımının Real madrid'e karşı 2-0 dan maçı çevireceğini söyleyen çocuk arasındaki farkı yaratan unsur bu tarihi zafer olduğu için 2000 UEFA Kupası bir devrimdir ve başka Avrupa kupaları kazanılsa bile (biraz zor ama) yeri hep özel olacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)