Hakemin de ince katkılarıyla şanssız bir beraberlik aldık. Hakemin maçın sonundaki faul kararları zaten savunmada panik yaşayan takımı allak bullak etti ve İBB baskıyı kurdu ve golü yedik. Kewell'ın korner pozisyonu olmasa, hakemin stili böyle der geçerim ama o pozisyon hakemin tüm niyetini belli etti. Bu da Selçuk Dereli ve Kuddusi Müftüoğlu gibi kendini kanıtlama peşinde ve bu doğrultuda saçma sapan şova dönük kararlar veriyor.
Neyse, Elano'nun ve Uğur'un iyi oyunlarını hatırlamaya çalışayım bu maçtan en iyisi. Hakemi ve Nonda'yı ise acilen unutmak istiyorum. Nonda kanatlardan gelen ortalarda bir de doğru yerde doğru zamanda ol be arkadaş.
Leo Franco şu ana kadar saçma sapan gol yememiş olabilir ama bir tane de "oha nasıl çıkardı lan bunu" diyeceğimiz kurtarışı yok. Artık kesin kararımı verdim, De Santcis bu adamdan iyi.
Oyun zekası geliştirilebilir birşey ise Barış'tan hala ümitvar olabilirim ama tersi durumda iyi bir yedek tanımı için biçilmiş kaftan.
Bir de işin tribün tarafı var. Tezahüratlar güzel ama zamanlama konusunda ciddi sıkıntılar var. Maç 1-0 olduğu anda ya "Nevizade Geceleri" ya da "Sen var ya sen" başlıyor. Maç bitmemiş, hiçbir şey garanti değil. Rakibin moral kaybını değerlendirip 2.yi atmak için takımı ateşleyici hareketli tezahüratlar söylenmeliyken ne alaka bunlar. Ben iki tezahürata da hayranım ama maçtan sonra ya da önce olduğu zaman.
Sabır göstermeye devam :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder