Bu haftayı 4 maçla kapattım. Tottenham - Manchester City, Sivasspor - Galatasaray, Liverpool - Arsenal, ManU - Newcastle maçlarını izledim. Aralarında en iyisi Tottenham - City maçıydı. İki takımın birbirine denk olması ve geçen seneden kalma bir rekabetin bulunması maçı zevkli kılan unsurlar olsa da ilk hafta maçı olması sebebiyle tempo 90 dakikaya yayılmadı ama yine de Allah eksik etmesin böyle maçları.
Tottenham'ın klasik 4-4-2 si ile City'nin 4-3-3 ü kapıştı. City'nin öncelikle ciddi bir zamana ihtiyacı var. Kolarov, Boateng, Silva, Balotelli, Yaya Toure ve olası Milner transferlerinin takıma adaptasyon süreci City'nin ilk üç yarışına ortak olup olamayacağını gösterecek. Özellikle Milner transferi çok öenmli. De Jong, Yaya ve Barry ortasahası Mancini'nin ürkek anlayışıyla birleşince yeterli ofansif etkinliği gösteremedi. Ireland da Mancini tarafından düşünülmediğine göre bu transferin önemi ortaya çıkıyor. Silva solda başladığı maçta zaman zaman Wright - Philips ile yer değiştirerek etkinlik sağlamaya çalıştı ama Wright Philips solda olmuyor.
Tottenham ise Modric - Huddlestone ikilisi ile baskı kurup top kapabildiği ilk yarım saatte Bale - Ekotto ikilisinin iyi oyunuyla City kalesini ablukaya alsa da maçın adamı Joe Hart ile karşılaştı. Harika bir kaleci performasıydı. Dawson - King ikilisinin ortasahayla yaklaşamadığı zamanlarda bu oyuncuların ağırlıkları Tottenham'ın başına iş açabilir.
Şimdi bu maçı izledikten sonra tutup Sivas - Galatasaray maçını izlemek olmuyor işte. Bakmayın siz spikerlerin tempolu maç dediğine. Topun amaçsızca karşılıklı olarak hızlıca gidip gelmesine tempo diyorlar çünkü. Galatasaray'ın ezberlenen ortasaha yerleşim sorununa sağ açık yokluğu da eklenince zor maç oldu bizim için. Güç ve istek olarak da Sivas ağır basınca yenilgi geldi. Ali Turan kötüydü, ilk maçı fazla eleştirmek istemiyorum ama stoper pozisyonu için düşünülmesi daha iyi olur sanki.
Liverpool - Arsenal maçı ise beklentilerimin altında kaldı. Arsenal ve ManU' yu Liverpool ve Chelsea'den ayıran özellik ne oynadıklarının belli olması ve bunu mükemmelleştirmeye çalışmaları. Chelsea de yavaş yavaş bu takımlara yaklaşıyor ama Liverpool2u ben nedense bir tutarlılık içinde göremiyorum. N'gog garip adam. Inzaghi'ye benziyor stili sanki. En azından bende uyandırdığı his o. Rosicky de Arsene Wenger'den söz almış oynamak için ama Wilshere ve Nasri kendisinden önce tercih ediliyor. Duy bu sesi Rosicky gel buraya 40 maç oynarsın :) Diaby çok iyi futbolcu, Joe COle ve Reina da sakar futbolcu.
Yukarıda da söylediğim gibi ManU da her zaman oynadığını oynadı. Kadroya baktığınız zaman anlıyorsunuz ne olacağını. Ya Rooney- Berbatov ikilisi ile 4-4-2 ya da Berbatov'un yerine Park Ji Sung veya Carrick ile 4-2-3-1. Ondan sonrası ortalama bir ManU seyircisinin tahmin edeceği şeyler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder