1 Ocak 2011 Cumartesi

Sıradaki gelsin

Şöyle bir şey yazmışım 2009'un son dakikalarında. Bu sene böyle bir şey yazmak bile istemedim. Tepkisizleşme hastalığı bana da bulaştı anlayacağınız. 2010, 2009'dan daha iyi geçti benim adıma çok şükür ama mutluluk katsayımda herhangi bir önemli artış gözlemleyemedim. Bunun sebeplerinin ise bu bahsettiğim tepkisizleşme ve yapman gerekeni yapmış olma durumu olduğunu düşünüyorum.

Hayatım boyunca zorlama motivasyon araçlarından hep uzak durdum. Yani "önemli olan inanç, ümit vs." temelli cümleler bana çok anlam ifade etmiyor. Tabii ki bir hedefe ulaşmak için yeterli motivasyon lazım da bu tip öğelere doğaüstü bir anlam yüklemeye çalışmak çok saçma geliyor. Ümit ya da inanç, (t)onlarca kısıt altında yaşamaya çalışan insanlara ne gibi bir ferahlık sağlıyor anlayamıyorum. Neyse bu konu uzun.

Sittin senedir bu "yılbaşı kutlamak günah mı" tartışmaları dönüyor. Arkadaş bi bırakın lan insanları. Adamların iç ve dış etkenlerle oluşmuş kendilerine ait bir değerlendirme mekanizması var zaten. Ben kutlamıyorum mesela kaç senedir. Seneye kutlayacağım belki. Zaten kutlayanların de yılbaşı umrunda değil. Günlük üzüntülerini ya da sevinçlerini o akşamda anlamlandırıyorlar o kadar.

Neyse, kendi adıma bu yıl için herhangi bir ümit beslemiyorum ama mutlu bir yıla hayır demem tabii ki :) Herkese mutlu bir yıl "diliyorum".

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder