21 Ocak 2010 Perşembe

Basketbola da El Attım

Bu İzmir güzel memleket yahu. Yok sadece kızları güzel olduğu için söylemedim. Şehir insanı yormuyor, hava aşırı soğuk değil, eğlenebileceğin kafe, bar, sinema vs. mevcut. Buranın halkından da şu ana kadar bir "yamuk" görmedim. Yaşanabilir bir şehir kısacası.En güzel baharda İzmir'de olmak diyorlar ama ben daha onu tadamadım.
Dün akşam Bornova Belediye - Galatasaray maçı vardı Halkapınar'da. Bende hazır İzmir'de iken, uzun süredir de basketbol maçına gitmemişken, bu fırsatı kaçırmayayım dedim ve salonun yolunu tuttum ama aslan parçaları 6 maçlık galibiyet serisini, benim cenabetliğimin de katkısıyla, sürdüremediler ve yenildik.
Maç baya garipti aslında. İki takım da hayatı boyunca savunma yapmamış gibiydi.Bornova maça oldukça hızlı bir giriş yaptı. Atletik oyuncuları ve hızlı hücumlarıyla, bizim takımın geriye koşmamasını da fırsat bilerek, "noluyo lan" demeye kalmadan 18-4 yaptılar skoru. Sonra bu seri içinde yaptıkları güzel bir alley-oopun etkisinde kalan Bornova'lı oyuncular üst üste böyle şova dönük şut,pas vs deneyerek laçkalaşınca ve biz de uyanınca skor bir anda bizim lehimize 19-18 oldu. 2. periyotu pek dikkatle izleyemedim o ara tezahüratlara falan dalmışım ama karşılıklı atıyodu sanki iki takımda :)
3. periyotta ise iki takım da savunmayı tamamen bırakınca All-Star havasında bir maç oynandı. Hızlı hücumlar, potayı görenin üçlük sallaması, hiçbir sete daytanmayan hücumlar izledik. Nispeten hücumda etkili oynayan Bornova bu periyottan karlı çıktı.Bu periyotta yediğimiz 25 sayı da savunmanın halini gözler önüne sermeye yeterli.
4. Periyota Can Akın'ın önderliğinde Bornova hızlı bir giriş yaptı. Bilmeyenler için Can Akın bizim takımın sakatlıktan yeni çıkmış oyun kurucusu. Olur böyle şeyler maç oynamadan ısınılmaz diyoruz ama bu kadar da kritik yerde Can Akın ile son periyosa başlamak pek akıl karı değil gibi. Bu periyodun başında oyuncularımızın ısrarlı üçlük denemeleri başta sonuç vermediyse de, periyodun son 3 dakikasına girerken Evren'in üçlüğü ile skoru 75-74'e getirerek farkı bir sayıya indirdik. Maçın kırılna anı ise bu anda yaşandı. Oldukça iyi savunulan bir pozisyonda Bornova'lı oyuncunun dip çizgiden salladığı üçlük potanın arkasından dip çizgide bekleyen oyuncunun eline düştü ve buradan bulunan iki sayı tüm psikolojik avantajı Bornova'ya geçirdi.Ondan sonrası nafile atışlar, taktik fauller ile tamamlandı ve boynu bükük ayrıldık salondan.Maç içinde en fazla merak ettiğim istatistik ise takım olarak kaç top çaldık acaba ? Ben hatırlamıyorum da pek.
Tribünlere gelirsek tatminkar bir seyirci vardı salonda.Tabi bunu Türkiye ortalamalarına ve hafta içi olmasına dayanarak söylüyorum. Yoksa o güzel salon dolsa süper olur tabi.Devre arasına girerken Bornova tribününden bizim tarafa doğru fener atkısı gösterilince ortamın küfür katsayısı bir anda tavan yaptı. Yani, biraz tribün adabı görmüş gibi orada o atkının açılmayacağını bilir. Onu geçtim Bornova'yı destekleyenler neden engellemez o atkıyı açanı o da ayrı konu. Yiyorsa git Karşıyaka - Galatasaray maçında aç.Bornova'yı destekleyebilirsin sırf karşıda Gs olduğu için ama, o atkıyı açmak ayıp.
Bir eleştiri de bizim tribünlere. Maç sonu Emre Belözoğlu ve Fenere edilen tezahüratların manası ne anlamış değilim. Hani öyle feeeeerpleyci değilim ama eğlenmekse amaç, sen var ya sen, nevizade geceleri söylersin, üçlü çekersin olur biter. Hadi Fener'e de geçirelim biraz da 20 dakika Fener'e sallamaya ne gerek var. Maç içindeki performansa zerre lafım yok ama maç sonu olmadı bence.
Son olarak da basketbol maçında da atmosfer gayet güzel oluyormuş, beklemediğim kadar eğlendim. Gitmemezlik etmeyin bence

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder