Son 4-5 senedir bu kadar temposuz ve yavan bir maç izlemedim. Gerçi iyi oldu bir yandan rahatça maçı takip edebildim.Ertem Şener'in sesi kulaklarımdan gitmemiş durumdaydı ilk yarı bitene kadar. Yoruluyorum onun anlattığı maçları izlerken. Sesi kıssam maçın havasına giremiyorum. Kısmasam deliriyorum. Ondan sonra bir de İlker Yasin - Ermna Toroğlu ikilisi geldi ki anlatılmaz. Türk televizyonları her maçta kendilerini aşıyorlar. Birbirinden farklı özelliklere sahip, tek ortak özelliği başarısızlık olan spiker-yorumcu ikilileri görüyorum her seferde. Bir gün Levent Özçelik - Ömer Üründül bir gün İlker Yasin - Erman Toroğlu. Ya arkadaş hadi spikr zorunluluk ta, yorumcu koyma olsun bitsin. Zaten yorum diye birşey yok ortada. Onların yaptığı muhabbeti millet kendi arasında da yapıyor zaten.
Şimdi aklımda kalanlar.
Maça 0-0 için çıkmış takımımız Caner'in üstün çabasıyla planlarını biraz değiştirmek istedi ama yapılabilecek tek hamle de Caner - Giovani değişikliği olduğu için sahaya pek yansımadı bu istek. Burada ilk defa Rijkaard'a kızdığımı belirteyim. Gaziantep maçında penaltı kaçıran, yerlerde sürünen Nonda'yı oyundan almazken Caner'i şak diye çıkartması tutarlı olmadı. İki maç arasında önem farkı olması bir şeyi değiştirmez. Ha bana göre dün doğruyu yaptı ama ilk yaptığı yanlış sebebiyle bu doğru sıkıntı doğurabilir futbolcuların kafasında. Santos'un Rijkaard tarafından istendiği aşikar. Hocanın topçusu olması Rijkaard gibi güçlü birine kararlarından dolayı zarar vermez ama oyuncunun takımla bütünleşmesine, Türk oyuncular bazında, çok zarar verir ki bundan zaarlı çıkan Galatasaray olur.
Keita bir acayip adam. maçtan maça değil, maç içinde istikrarsız adam. Öyle böyle atı golünü, atınca da kendine geldi. Kanat oyuncularının performansında beklerin de büyük payı olduğundan Sabri gibi deli gibi koşu yapan bir adam ile Keita daha da iyi olacaktır.
Leo Franco dün maçta iyi oynamış, kötü oynamış orası tartışılır. Bana göre normal bir oyundur oynadığı. Ben hala güvenmiyorum, güvenemeyeceğim de. Frikikte hatalı mıdır? 10 kere izledim golü. Belki çok detaylıca izlediğim için yanılıyorum ama hatalı bence Leo. Top gelmeden sağa doğru bir hamlesi var ki bence golün yenmesiinin sebebidir. Ben kapattığı köşeden frikik yiyen kalecileri anlayamıyorum. Çok sert veya çok falsolu gelir anlarım.. Sen köşeni al, öbür köşeye atılan top barajı geçerse, top çok köşeye gitmedikçe, topu çıkarma şansın mevcut. Olur ya topu köşeye yollar, gol olur. Yesen de senin suçun değildir artık o gol.
Arda'nın formu yükseliyor. Bu takımın lideri tartışmasız ama bir tartışmasız konu daha var ki bu takımın oyun kurucusunun Elano olması gerektiği. Dün akşam en mutlu olduğum performans Elano'nun. Neill gayet iyiydi. aguero'nun yatıramayacağ adam yok. Bu yüzden Servet'in hatası çalım yemesi değil, gereksiz risk almasıdır. Temiz oynuyor denir ya, Servet'in öyle oynaması lazım.
Son olarak Lille takımında beğendiğim ve takımımıza da bulaşmasını istediğim öözelliğe de değineyim. Topu karşılayan defans oyuncusunun panik yapmadan, kafayı kaldırarak, kendine ve takım arkadaşlarına güvenerek, kısa pasla, göğüsle veya kafayla arkadaşlarına aktarması. Şişirme diye bir kavramı duymamış gibiydiler son 10 dakikaya kadar ki son 10 dakikada skoru koruma baskısıyla o hareketler normal. Bu sene Fenerbahçe'ye karşı üç adam izledim çok etkili oynayan. Eden Hazard, Miroslav Stoch ve İbrahim Üzülmez. Fenerbahçe sorunu burada aramalı. Sürekli bindiren hızlı üç adam.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder