Galatasaray tribünlerinin Diyarbakırspor maçındaki protestosu herkes tarafından benimsenecek bir protestoya dönüşebilecekken, malum tezahüratın sinema kısmı nedeniyle tartışmalı hale geldi. Bu kadar ucuz bir cümlenin yerine başka bir cümle koyulsa o tezahüratı 5000 kişi söylediyse o gün o sayı 10000' e çıkardı. Ne yazık ki taraftarlar çokça eleştirdiği medyanın gazına gelip saçmalamıştır ve ayıp etmiştir o cümleyle. Oyundan çıkarken ki tepkinin ise, Arda'nın ilk golden sonra Baros'un taraftarlara koşuşunu engellemesi üzerine oluştuğu söyleniyor. Bu net görülmüyor ama statta olanlar daha net görmüşlerdir, onun için doğru kabul etmek lazım. Bu sebeple Arda yapılması gereken en son şeyi yapıp taraftara sırtını dönmüştür ki, bu istersen Messi ol, Galatasaray'da "simge" olmak istiyorsan yapılacak en son şeydir. Şimdi taraftar herşeydir derken abartı gibi gelebilir ama öyle. Düşünün şimdi Jo'nun kalma şansını. Fena da oynamıyorken bir büyük hata, diğer ülkelerde hata kabul edilmemesi gerçeği değiştirmiyor burası Türkiye ve kendine has bir karakteri olması da takdir edesiniz ki normal Sivas maçında kötü bir 20 dakikalık performans ve gümmmm. Burada sorumlu biraz da olmayan idari menajer ama o apayrı bir konu.
Şimdi Arda özelinde bir değerlendirme yaplaım. Arda'nın özel hayatı umrumda değil. Benim de maddi gücüm olsa ben de kapatırım sinemayı ne var bunda. Görgüsüzlük değildir bana göre. Adam sevgilisinin oynadığı filmin galasına gidememiş, böyle bir jest yapmış. Benim içim önemli olan saha içi performansıdır. 7 gol, 11 asist, oynamadığı maçlarda kaybedilen puanlar Arda'nın önemini zaten ortaya koyuyor ama bu Arda'nın önceki senelerdeki isteğini,hırsını sahaya yansıttığını, önemli anlarda karakter gösterip sorumluluk aldığını, yabancı oyuncuların takıma entegrasyonunda kaptanlığın gerektirdiklerini yaptığını göstermiyor. Arda'nın bu seneki eksiklği ve taraftarın özlediği şey bu. Saha içinde skora isyan eden oyuncu zaten yok, bir de Arda ruh gibi dolaşınca şarteller indi taraftarlarda. Bir de "ama gerçek Galatasaraylı" olayı var ki hepten ilginç. İyi de ben Galatasaray sevgisiyle dolu 20 kişi göstereyim etrafımdan onlar oynasın o zaman. Arda çok üzüldü maçta, benim de içim acıdı ama bu şan, şöhret, para gibi getirilerin de biraz maliyeti oluyor. Karşılığını en azından karşılık vermek için çabaladığını göstermezsen hiç kimse kara kaşına, kara gözüne Galatasaray sevgine bakmaz "Büyük Kaptan" adayı.
Gelelim taraftarlara. Öncelikle " 14 sene bekledik " diyenlerin kaçı 14 sene bekledi ki diyenler, taraftar kitlesinin değişen futbol ile birlikte sonuç odaklı hale gelmesini anlatmak isterken, saçmalıyorlar. Mücadele gösterin biz yine bekleriz anlamını çıkarmak zor değil. Bekleyemez çoğu ama amaç öyle. Madem nesilden nesile aktarılan efsaneler tezahürat konusu yapılmayacak o zaman Metin Oktay tezahüratı da yapmasın o yaş grubundakiler. Taraftar profili değişmedi mi değişti tabi. Taraftara müşteri gibi davranırsan taraftar da müşteri hakları çerçevesinde tepkisini gösterir. Futbolun taraftarlar için taraftarlık bağını zedelemeden bir sosyal ektibiteye dönüşmesini istiyosanız onların görmek istediği mücadeleyi sahaya yansıtacaksınız. Yoksa ben de dahil hiç kimse sağdan soldan kısıp maça gidince, yerden kalkamayan 11 adamı değer verdiği forma altında görmek istemiyor.
Galatasray'ın uzun vadeli başarısı bu yaz yapılacak hamlelere bağlı. Kısa vadeli başarı için ufak bir şok gerekiyordu. O da yapıldı. Olumlu ya da olumsuz etkisini göreceğiz önümüzdeki haftalarda.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder