* İnanılmaz bir maçtan sonra finale çıktık. Bu kadar doğru oynayan bir rakibe karşı hep oyunun içinde kaldık. Sonlarda da her zaman en tuttuğum oyun kuruculardan olmuş Kerem'in önderliğinde galibiyeti kaptık. Helal olsun diyorum. Bu maçtan önce de dediğim gibi önemi yok bundan sonrasının. İstekli, ruhunu ortaya koyan yılgınlığa düşmeyen bir TAKIM var sahada. Gerisi boş.
* Bu arada dünyayı sadece basketbol kalitesi olarak değil "çakallık" olarak da yakaladığımızı gösterdi bu maç. Ömer Aşık'ın darbe aldığı pozisyondaki tiyatral performansa da şapka çıkarıyorum :) Gerçi ikide bir attık zaten deyip savunma mekanizmamızı çalıştıralım.
* Bugünkü maçı kazanmak istiyorsak ilk yapmamız gereken Ersan'ı Hidayet ile birlikte oyuna erken dahil etmek ve tabii ki alan savunması. Adam adama ile atletik yetenekleri bizi fersah fersah aşan bir takımı durdurmak biraz zor. Çalışsak bile faul problemine girmek yüksek ihtimal.
* Bu başarının diğer bir önemi de altyapıdan gelen oyunculara sağlayacağı ekstra motivasyon. 2001 EuroBasket'in 86-87-88 neslinde yaptığı etkiyi şimdi da 95-96-97 neslinde görebiliriz.
* Teodosiç'e de bir şeyler yazmazsak olmaz. Sırbistan çok iyi bir takım olmuş ve bu takımın, takımı ezbere bilen, çok yetenekli ve zeki bir oyun kurucusu var. İşte o adam Teodosiç. En az 10 senesi daha var önünde. Ben en son "yeter lan boku çıktı" diye Jasikevicius'a söylenmiştim. O da böyle ezbere paslar atar, garip garip şutlar sokardı. Bir şekilde atardı, attırırdı ve kimse durduramazdı. O yolda ilerliyor Teodosiç de.
* Son olarak niye seviniyorsunuz lan bu kadar diyen milli bilinci zedelenmiş bireylere de kafam girsin. İki dakika sinirlendirmeyin lan adamı. Sevinmeyebilirsin, senin tercihin ama bana karışırsan, ben de sana söverim o kadar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder