1 Eylül 2010 Çarşamba

Son Transferler Sonrası Galatasaray

UEFA'dan elenişin getirdiği hayal kırıklığının doğal sonucu, yapılan iki güzel transferin taraftar üzerine etkisinin sınırlı düzeyde kalması oldu. UEFA'dan elenişin maddi anlamda götürüsü, çeyrek finale ulaşılması durumunda, yaklaşık 6 milyon euro. Asıl önemli olan ise Aslantepe'de kurulan Avrupa maçı hayalinin 6 ay ertelenmesi, UEFA puanının büyük bir yara alması ve demoralize olmuş bir camia.

Mayısın sonunda, 4-3-3 e göre, yerli transferleri sonrası ve Keita daha satılmadan yaptığım değerlendirmede bir stoper, ön libero, bir sol iç ve Kewell-Gio ikilisinden birinin yeterli olacağını düşünmüştüm. Zaman geçti, Keita satıldı, Elano postalanmaya çalışıldı, olmadı. Sonra 4-2-3-1'e dönüleceği söylense de bazı maçlarda 4-3-3 e devam edildi. En son Misimovic transferi ile sistemin 4-2-3-1'e dönmesi yüksek ihtimal.Sene başında 4-2-3-1'e göre değerlendirme yapsaydım da ihtiyaçlar değişmeyecekti. Sadece sol iç yerine ön libero diyecektim. Aslında farkı yok ikisinde de oyunu iki yönlü oynayabilen bir adam lazımdı. Bu ihtiyaçların hangisi karşılandi dersek. ön libero için Cana ve Kewell diyebilirim. Stoper transferi sol bek üzerinden, Hakan Balta'nın stopere kaydırılması ile, gerçekleştirilirken, sol iç ya da ön liberoya çare bulunamadı.

Peki şimdi ideal kadromuz ne olabilir. Skibbe'nin öndeki 4'lüyü serbest bırakan 4-2-3-1!ine benzer bir sistem bu kadroya en uygun yapı. Kale için Ufuk'a artık kimsenin gık dememeli. Sabri-Neill-Hakan Balta-Insua (Hakan Balta yerine Ali Turan ya da Servet de olabilir)geri dörtlüyü oluşturacak gibi görünüyor. Onlarında önlerinde yer alacak ikili için benim tercihim iç saha maçlarında Cana - Ayhan, deplasmanda ise Cana - Barış. İç sahada oyunu karşı sahaya yıkmakta pek sorun çekmeyen takımda Ayhan'ın tempoyu ayarlamada Barış'tan ve Mustafa Sarp'tan daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Deplasmanda ise Barış'ın agresifliğine ihtiyaç duyulabilir. Musa ve Cumhur alternatifleri ise açıkçası belirsiz alternatifler. Tüm bu alternatifler ilerideki dörtlüden üçünün yabancı kontenjanından kullanılması gerektiğini düşündüğümden. Cana - Elano ikilisi oluşturulduğunda Serdar Özkan da Aydın da ne yazık ki orada son 10 dakika oyuncusu olmaktan öteye gidemezler.

Gelelim vurucu time. arda - Kewell - Lincoln - Baros dörtlüsünün tadı hala çoğu taraftarın ağzında. Şimdi de benim temennim Arda - Misimovic - Elano - Baros dörtlüsünün aynı etkiyi yaratması hatta aşması. Elano'nun sağ açık oynaması kafamda soru işareti yaratmıyor aksine bu dörtlünün oyun zekası ve hareketliliği ile çok etkili olacağını umuyorum. Pino, Kewell gibi yedekler de bu sistem için yeterince iyi.

Son olarak şunu söyleyeyim Okan Alkan gibi biri çıkmadığı müddetçe bu takımdaki en önemli oyuncu şu anda Sabri'dir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder